Hemşirenin Günlüğü 1

Merhaba 🙂 Bugün ilk yazımda size yaşadıklarımdan birkaç örnek anlatmak istiyorum.

Acil servisi bilmeyen yoktur. Hemen hemen herkes gidip tedavi olmuştur. Acil serviste hastalar kendini ne kadar hasta olarak görse de hemşire ve doktorlar bir soğuk algınlığını pek acillik bulmaz. Neyse gel gelelim bir gece acilde nöbetçiyiz ve o kadar yoğun ki tuvalete gidecek vakti bulamıyoruz. Her gelen ben acilim diyerek içeri giriyor , bir anda telefon geldi ve bir çocuğun boğulma tehlikesi geçirdiği söylendi . Ambulansla çıktık yola , çok acil olarak belirtmedikleri halde biz hızlı gittik ve gittiğimizde kalabalık bir topluluk çocuğun başında doluşmuş ve öylece bakıyorlardı. Çocuk 5-6 yaşlarında … Boğulmuş, kalp atışı yok , solunumu yok ! Çocuğun başını yana çevirmeyi bile akıl edememişler ve o çocuğun kurtulma şansını yok etmişler . Kalp masajı ve entübasyon(solunumun devamı için akciğerlere tüp bırakılması) yapmaya başladık . Elinizde küçücük bir çocuk , bir hayat ve sizin yaptıklarınızın bir işe yaramaması … Kurtaramadık , kurtulamadı ve biz çöküp kaldık bir köşeye . Aklımdan hiç çıkmadı o çocuk , belki diyorum belki bir kişi biraz ilkyardım bilseydi o küçücük can gitmeyecekti .

Bir blog açmamın sebebi biraz ilkyardım anlatmak ve bu yaşanmışlıkları size sunarak daha duyarlı ve daha bilinçli yaşamanızı istemek. Kendinize ve etrafınıza iyi bakın …. Görüşmek üzere …

Yorum bırakın